III.BÖLÜM 30.09.2006
Enflasyonun düşürülmesi ile birlikte, ekonomideki bütün iyiliklerin ortaya çıkacağı kurgusu çöktü. Ancak, hala mevcut durumu hararetle savunanların sayısı da az değildir. Peki enflasyonun düşürülmesi, genel beklentileri karşılamıyor ise ve vatandaşın işine yaramıyor ise, kimin işine yarıyor? Sonuçlarındaki garabete rağmen, IMF ve birtakım çevreler niçin ısrarla düşük enflasyon istiyor?
Birincisi, enflasyon paranın (daha doğru bir ifade ile parası çok olanın) korkulu rüyasıdır. Finansal sermayeyi hızla eritir. Diyelim ki elinizde sabit getirili bono, tahvil ya da mevduat hesabı var. Enflasyon, bunların değerini düşürür. Enflasyon herkesi etkiler ancak bu tür finansal sermaye sahiplerini daha çok etkiler. Örneğin, parası olmayan bir gariban için enflasyonun 0 ile 100 olması arasında bir fark yoktur. Parası çok olanlar ise, mevcut hayat standartlarının pahalılaşmasının yanısıra, kenarda duran parasının erimesi ile erirler.
İkincisi, finansal sermaye uluslararası arenaya çıkıp da sıcak para olarak adlandırıldığı zaman karşılaşacağı en büyük felaket, girdiği ülkenin yüksek enflasyonda olmasıdır. Bu takdirde faiz-kur arbitrajı aleyhine döner! Şimdi buna bir örnek verelim. Ülkemize sıcak para $ olarak geldi ve 1.6 YTL’den piyasaya girdi. Ülkemizde enflasyon düşük olduğu için paramızın değeri de tedricen arttı ve 1$, 1.4YTL oldu. Bu noktada sıcak para çıkmak isterse, 1.6YTL’yi verip 1.14$ alıp çıkacak. Hem iç piyasadan kazanmış olacak, hem de çıkarken kazanmış olacak! Lakin, yüksek enflasyon ile birlikte paramız değer kaybetseydi ve 1$, 2YTL olsaydı. Bu durumda sıcak para 1.6YTL’yi verip 0.80$ dolar alarak çıkacaktı. Yani çıkarken kaybedecekti. Dolayısıyla, yüksek enflasyon olan ülkelerde develüasyon olma ihtimali de yüksek olduğu için, uluslararası sıcak paranın jandarmalığını yapan IMF, enflasyonun düşük olması için sürekli baskı yapacaktır. Parasal istikrarı da en önemli hedef haline getirecektir. Çünkü, milletin değil onların işine yarıyor.
Üçüncüsü, aşırı değerli YTL, ülkemizde ithalat patlamasına sebep olmuştur. Bize mal satan ve bizi pazar olarak gören ülkeler enflasyonun çok düşük seviyelerde seyretmesi için elinden geleni ardına koymayacaktır. Onlar için, ülkemizde insanlar işsiz kalmış, yatırımlar durmuş, yerli üretim durmuş, tarım ve hayvancılık çökmüş, devlet borca esir edilmiş vs. gibi sonuçların hiçbir önemi yoktur. Bize mal satan devletler de genellikle güçlü devletler olduğu için, IMF’yi de etkileme güne sahiptirler. Dolayısıyla enflasyonun düşük seyretmesi onların da işine yaramaktadır.
Son olarak, ülkemizdeki düşük enflasyon aşırı borca dayalı bir ekonomik yapılanma ile elde edilmiştir. Bu da, ülkemizin borçlarından dolayı sürekli tahakküm altında olmasını garanti etmektedir. Dolayısıyla çok düşük enflasyon, ülke ve bölgemizde milli menfaatlerimize aykırı projeleri olan devletlerin de işine gelmektedir.
Netice olarak, neo-liberal politikalar çerçevesinde ortaya atılan enflasyonla mücadele teorisi çökmesine rağmen ve halkımızın binde birini bile ilgilendirmemesine rağmen, rantiyeci mutlu azınlığın ve işbirlikçilerin işlerine geldiği için sürdürülmeye çalışılmaktadır. Ancak artık bu saçmalıkların daha fazla sürmesi mümkün değildir. Ne demişler; yalancının mumu yatsıya kadar yanar!
Doç. Dr. Mete Gündoğan


Son Yorumlar