II.BÖLÜM 24.09.2006
Ülkemizde neo-liberal ekonomi politikalarının uygulanması için ortaya atılan en önemli teori, enflasyonla mücadele teorisiydi. Elbette bu saçma bir teoriydi ancak öyle bir propaganda edildi ki sokaktaki vatandaşından Meclis’teki milletvekiline kadar herkes bunun doğruluğuna inandırılmıştı.
Bu teoride gözden kaçırılmaması ya da akıldan çıkarılmaması gereken en önemli şey, enflasyon tek haneli rakamlara düşürülünce iddia edilen iyiliklerin gerçekleşecek olmasıdır. Yoksa, tek başına enflasyonun düşürülebilmesi iddiası değildir.
Dolayısıyla bu teorinin çökmesi için iki şeyden birinin yapılması gerekiyordu. Birincisi, enflasyonun düşürülmesinin (matematiksel ya da reel olarak) mümkün olmadığının ispatlanması gerekiyordu. Böyle bir durumda “işte bakınız, ne yapılırsa yapılsın enflasyonun düşürülmesi mümkün değildir” diyerek, böyle bir teorinin/iddianın hiçbir zaman gerçekleşemeyeceği gösterilmiş olurdu. Aslında bu yoldan epey mesafe alındı ve ülkemiz uzun yıllar yüksek enflasyonla yaşadı. Bu durum o kadar çok kanıksandı ki insanlar artık enflasyonun düşürülemeyeceğini fıkralarla anlatmaya başladılar. Böyle bir durumda, enflasyonun düşürülerek ulaşılabileceği iddia edilen iyiliklere başka bir yoldan ulaşma çabasına girileceğine, dezenflasyon lobisi enflasyonun düşürülmesini “ekonomide kızıl elma” haline getirdi. Bu durum onlara kısmen tartışma avantajı da veriyordu. Hiçbir bilimsel değeri olmayan bu saçma iddialarının arkasına sığınarak istediklerini söylüyorlardı.
Ancak, birinci yoldan bu teorinin çöktüğünü anlamayanlara göstermek için, ikinci bir yol daha vardı. O da, enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesine rağmen beklenen iyiliklerin gerçekleşmeyeceğini reel olarak göstermek idi. İşte şimdi, son 5-6 yıllık süreçte bu da gerçekleşti. Özellikle AKP Hükümeti döneminde enflasyon süratle tek haneli rakamlara düştü. Hatta aylık bazda, negatif enflasyon dahi çıkmaya başladı.
Peki teori nasıl çöktü? Teori, enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesine rağmen beklenen iyiliklerin hiçbirinin gerçekleşmemesi ile çöktü. Dün de izah edildiği gibi, enflasyonun düşürülmesi ile gerçekleşeceği iddia edilenlerin neredeyse tamamının yalan olduğu ortaya çıktı.
Aslında Hükümetin şaşkınlığı da kızgınlığı da buradan ileri geliyor. Onlar bu teoriye inandılar ve her türlü riski göze alarak enflasyonu düşürdüler. Kesinlikle düşürülemez diye inanılan bir şeyi başardılar! Adeta Kaf dağının tepesine çıkıp içinde hazine olduğu iddia edilen sandığı alıp getirdiler. Ancak, sandık açıldığında içi boş çıktı. İddialar kuru bir yalandan ibaretti.
Bütün bunlara rağmen, hala mevcut durumu hararetle savunanların sayısı da az değildir. Başta IMF ve IMF işbirlikçisi kalemler enflasyonun salt düşürülmesini başarı olarak lanse etme gayreti içerisindedirler. Halbuki enflasyonun düşürülmesi, dün de bahsedilen iyiliklerin elde edilmesi halinde başarıdır. Aksi takdirde bunu başarı olarak lanse etmenin ardında başka şeyler aramak gerekir.
O halde bazıları neden aklını düşük enflasyonla bozmuştur? Düşük enflasyon, halkın beklentileri doğrultusunda hiçbir iyilik ortaya koyamıyor ise kimin beklentilerini karşılıyor? İlla düşük enflasyon, kimin işine yarıyor?
Doç. Dr. Mete Gündoğan


Son Yorumlar