Kendilerini topluma çağdaş diye takdim eden, toplumun Müslüman’ca yaşamasının kendi çıkar ve menfaatlerine zarar vereceğini bildiği için İslam’a ve Müslüman’ca yaşayan toplumlara düşmanlık besleyen ve insanları İslam’dan uzaklaştırarak kendi dünya saltanatlarını ayakta tutmak için her türlü çabayı sarf eden bir zümre tarafından bu ülke ve dünya Müslümanları çok zarar görmüştür.
Söz konusu zümre, ülkemizde, bu ülke ve dünyada toplumların düşünce ve dünya hayatına yön veren gazete, dergi, televizyon gibi araçları elde ederek insanların düşünce inanış ve hayat tarzlarını kendi istedikleri yöne kanalize etmişlerdir. Bu kimseler herhangi bir toplumu tarihi kültürü ve ekonomik olarak çökertmek için birbiriyle ilintili bir çok metot uygularlar. Bu metotların en önemlilerinden biri de hedef toplumun genç nesillerine yöneliktir. Bir toplumun genç nesli kendi öz kültüründen yoksun yada kendi kültürü ve inanç sistemi ile kavga içerisinde ise o toplum yozlaşır ve zamanla yok olur. Günümüz Türk toplumunda da bu yozlaşma ve kokuşma başlamış hatta hat safhaya ulaşmak üzeredir. Bunun asıl manada sebebi nedir buyrun beraber tespit edelim. Evden dışarıya çıkın ve geçlerin günlük hayatlarını takip edin. Yada varsa oğlunuz veya kızınızın arkadaş, okul ve iş hayatını kısaca inceleyin. Onu da yapamıyorsanız alın evladınızı karşınıza ve biraz sohbet edip şu soruları sorun. Sigara içiyor musun?, alkol kullanıyor musun?, kız arkadaşın var mı? (flört ettiğin), şimdiye kadar kaç kızla flört ettin?, hangi tür müzik dinlersin?, kitap okumayı sever misin?, evet ise ne tür kitap okursun?, televizyon seyreder misin?, evet ise hangi programları, ne tür film?, cafe bar kahvehane gibi yerlere takılır mısın?, oyun (okey, kağıt oyunları) oynamayı biliyor musun? ve sorulan her bir konunun sakıncaları sence var mıdır, yok mudur?. Bu soruları kız çocuklarınıza uyarlayarak sorununuz. Sizce bir gencin sigara ve alkol kullanması oğlunuzun veya kızınızın bir genç kızla veya erkekle nikahsız ve dinen uygunsuz bir şekilde gezmesi ve muhatap olması, İslami açıdan ne kadar doğru ve toplum hayatını ne şekilde etkiler? Kendi inanç ve kültürümüze ait müzikler dururken, emperyalist hristiyan batı kültürüne ait gürültülü ve cinsellik içeren patırtıları dinlemesi ne kadar hoş?. Kulluk vecibelerini yerine getirmeye ve ailesine zaman ayırmayan bir gencin, gününün büyük bir bölümünü cafe bar ve kahvehane gibi yerlerde kumar oynayarak ve İslam’a ters davranışlarda bulunarak gençliğini heba etmesi sizce ne kadar akıllıca ? İşte size toplumumuzdaki yozlaşmanın sebeplerinden biri. Bir genç tüm bu sorulara evet diyor ve bu tür bir yaşantıyı normal karşılıyorsa ki büyük bir çoğunluğu da bu kanaatte, yazının başında ifade ettiğimiz çağdaşlık maskesi altına sığınan İslam düşmanlarının arzu ettiği sözüm ona çağdaş genç oluyor. Yok eğer sorulara cevabı hayır ise ve bu tür bir yaşantıyı İslam ile bağdaştırmayıp tasvip etmiyorsa ki bu kesim ise diğerlerinden çok daha azdır, yine malum zümre tarafından ot gibi yaşadığı söylenerek rencide edilmeye ve bu yolla İslam’dan uzak ve şeytanın adımlarını takip eden bir hayatı benimsemeye zorlanıyor. Bu gibi durumlarda Müslüman bir gencin tercihi ne olmalıdır? Çağdaş! bir genç gibi mi, yoksa sözüm ona çağdaşların ot gibi diye tabir ederek alay ettiği, Allah rızasına, emir ve yasaklarına uygun şekilde yaşamak mı? Müslüman gencin bu iki şık arasında tercih yaparken aklından çıkartmaması ve kesinlikle kendi iç dünyasında değerlendirmesi gereken en önemli ipucu. ÖLÜM HAKK’TIR. Ölümden sonra mahşer günü vereceği hesap doğrultusunda bir ahiret hayatı yaşayacaktır. (Yani dünya ve zevkleri hiçbir şeydir. Dünya ahiretin tarlasıdır. Buraya ne ekersen ruz-i mahşerde onu biçersin.) Bu düşünceden yola çıkarak Müslüman genç ; A ) Sözüm ona çağdaşlık adına her türlü melaneti işleyecek, Allah’ın rızasına, emir ve yasaklarına aykırı yaşayacak, neticesinde hem yaşadığı aile, toplum ve dünya düzeninin yozlaşmasına sebep olacak, hem de ahiretini berbat edecektir. B ) Çağdaşların tabiri ile ot gibi (ki, ot bile yaşamı boyunca Allah’ı zikretmekte ve kendisine ilham edilen görevleri uygulamaktadır) yaşayarak hem dünya hem de ahiretini mamur edecek.Allah, insanlara B şıkkını emrediyor ve Resulullah da bu yolun çok zahmetli, sonucunda bir o kadar bereketli olduğunu bildiriyor. Elbette insan bu yolda çeşitli imtihanlardan geçecek, bazen musibet bazen de rahmet ile sınanacaktır. Burada önemli olan, Rahman’a sığınıp gevşemek ve musibete sabredip rahmete şükür etmek değil, Rahman’a sığınıp Kahhar’dan korkarak kötülüklerden korunmak ve hem musibete hem de rahmete şükretmek, ayağını bu yolda her ne pahasına (para, mal, servet, şöhret, makam v.s.) olursa olsun sabit tutmaktır. Ey Müslüman genç, senin hem fikrini hem de cebini sömüren çağdaş canavarlara mı, yoksa seni, beni, yerleri, gökleri, her ikisi arasındakileri ve senin İslam’dan yüz çevirmen için her türlü çabayı sarf eden şeytanın yoldaşları, çağdaş canavarları yaratan Allah’a mı itaat edeceksin. Bence ikincisini yaparsan en doğru olanı yapmış olursun yoksa yarın hesap günü karşılaşacağın muameleye rıza göstermek zorunda kalırsın. Genç iken Allah ve Resulu’nden yüz çevirip ihtiyarladıktan ve elden ayaktan düştükten sonra yüzünü Allah ve Resulu’ne çevirmen pek de adil ve akıllıca olmasa gerek. Çünkü genç bir insanının nefsini günahlara karşı dizginlemesi, ihtiyar bir insanınkinden çok daha fazla zordur ve bir o kadar da hayırlıdır. Tercih senin. Ya dünya zevklerini ve dünya hayatını İslam nizamına uygun yaşarsın, yada dünya zevklerini ahirete tercih edersin. “Çünkü biz size ahirette olacak yakın bir azabı haber verdik. O gün kişi ellerinin kazanıp öne (ahirete) gönderdiği amellere bakacak ve kafir şöyle diyecektir. Ah ne olurdu ben bir toprak olsaydım!” (Nebe-40) Abdulhamit ŞENGÜL


Son Yorumlar